Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, "Toprakta kalan plastikler zamanla çeşitli doğal ve beşeri faktörlerle daha küçük parçacıklara ayrılıyor. Toprağa tamamen yerleşiyor. Bunlar da zamanla yetiştirilen ürünlere ve suya transfer oluyor" dedi.

Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Merkezinde "Çukurova’nın yeni mahsulü: Plastik" başlıklı seminer düzenledi. Gündoğdu, seminer sonrası yaptığı açıklamada doğaya atılan plastiklerin insan sağlığını tehdit ettiğini belirterek, "Toprakta kalan plastikler zamanla çeşitli doğal ve beşeri faktörlerle daha küçük parçacıklara ayrılıyor. Toprağa tamamen yerleşiyor ve biz bunlara mikro ve nano plastikler diyoruz. Mikro ve nano plastiklerin tarlada yetiştirilen ürünlere transfer olduğuna dair çok sayıda bilimsel çalışma mevcut. Bu ürünleri tüketen canlılara ve insanlara da bu mikro ve nano plastikler transfer oluyor. Plastik, gıda ile temas ettiği andan itibaren onu tüketenlere bulaşıyor. Bu artık su götürmez bir gerçek" diye konuştu.

Gündoğdu, yetiştirilmesi esnasında plastik kullanılan marullarda mikro plastik partiküllerin insanlara bulaşabildiğine dair çok sayıda delil söz konusu olduğunu ifade etti.

Yarıyıl tatilinde anne babalara psikolog uyarısı Yarıyıl tatilinde anne babalara psikolog uyarısı

Sadece bir litrelik pet şişede 300 bin nano plastiğin, suyu içen kişinin vücuduna girdiğine dair rapor yayımlandığını belirten Gündoğu, şöyle devam etti:

"Bu miktarın çok daha fazla olabileceğini unutmamak lazım. Bir kişi günde birkaç litre ambalajlı su tüketerek bu mikro ve nano plastikleri vücuduna alıyor. Bunu önlemenin tek yolu plastiğin üretiminin özellikle gıda ile temasta plastiğin kullanımının ve üretiminin kısıtlanmasından geçiyor. Aksi takdirde plastik tüketimi ve üretimi devam ettikçe bu oranlar her geçen gün daha da artacak."

Kaynak: iha