Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 'Türkiye'de ve ABD'de ticaret ve yatırım ilişkilerini güçlendirmeye yönelik çok sayıda etkinliği birlikte hayata geçiriyoruz. Bu iş birliğini, siyasi iniş çıkışlardan bağımsız şekilde, kararlılıkla ve giderek derinleştiriyoruz' dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ABD Ticaret Odası'na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi arasında yuvarlak masa toplantısı gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve ABD Ticaret Odası'na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani'nin Üst Yöneticisi (CEO) Hamdi Ulukaya'nın katılımıyla gerçekleşen toplantıda ortak ikili ticari ve ekonomik ilişkiler ele alındı.

'ABD, şu anda Almanya'nın ardından bizim ikinci büyük partnerimiz haline geldi'

Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye ile ABD arasındaki ticari ilişkileri nasıl artıracaklarına ilişkin bir toplantı gerçekleştireceklerini aktardı. ABD ile son 10 yıldaki ticari ve yatırım ilişkilerinin artmasından büyük memnuniyet duyduklarını kaydeden Hisarcıklıoğlu, '2025 yılında ikili ticaret hacmimiz 39 milyar dolara ulaşarak tarihi bir seviyeye geldi. Bu Trump'ın birinci dönemindeki Cumhurbaşkanımızla beraber koyduğu bir hedefti. Böyle bir rakama ulaşmış olmaktan da büyük bir memnuniyet duyuyoruz. ABD, şu anda Almanya'nın ardından bizim ikinci büyük partnerimiz haline geldi. 2026 yılının ilk çeyreği itibariyle de bu ivmenin devam ettiği görülmektedir' açıklamasında bulundu.

'Türkiye; öngörülebilir, kurallara bağlı ve üretim gücü yüksek bir ülkedir'

Hisarcıklıoğlu, toplantı kapsamında değişen küresel iktisadi yapıyı ve yaşanan süreci daha iyi bir yöne nasıl çevrilebileceğini de istişare edeceklerini belirterek, 'Küresel ekonomide, daha sık ve daha şiddetli şoklar yaşanıyor. Ülkeler ve bölgeler arasında parçalanma derinleşiyor. Kurallara dayalı ticaret sistemi zayıflıyor. Korumacılık artıyor, güven azalıyor ve öngörülebilirlik gelecek açısından giderek kayboluyor dünyada. İş dünyası için en kritik unsur olan güven zemininin aşınması. İşte tam da bu noktada şu soruyu sormamız gerekiyor; 'Bu yeni dönemde kimler güvenilir ortak olacak?' Türkiye bu sorunun cevabıdır. Türkiye; öngörülebilir, kurallara bağlı ve üretim gücü yüksek bir ülkedir. Bu coğrafyanın en büyük sanayi deviyiz. İtalya'dan Çin'e, İsrail ve Rusya da dahil bu geniş coğrafyaya baktığınız zaman sanayi devi olan bir Türkiye var. Sadece bir pazar değil, aynı zamanda Türkiye bir sanayi, üretim üssüdür. Sadece bir tedarikçi değil, aynı zamanda stratejik bir ortaktır' ifadelerine yer verdi.

'Enerji, savunma, yapay zeka, dijital ekonomi ve siber güvenlik gibi alanlarda büyük bir potansiyele sahibiz'

ABD ile daha güçlü bir ekonomik ortaklık kurmak istediklerini kaydeden Hisarcıklıoğlu, 'Bu ortaklık sadece ticaret rakamlarından ibaret olmamalı. Bugün ulaştığımız ticaret hacmi bizleri cesaretlendirmektedir. 100 milyar dolarlık ticaret hedefimize ulaşmak için güçlü bir ivme yakaladık. Ancak bu büyümeyi sürdürülebilir kılmak ve daha dengeli bir yapıya kavuşturmak zorundayız. Bu ortaklık birlikte üretmeyi, birlikte teknoloji geliştirmeyi, birlikte büyümeyi hedeflemelidir. Savunma sanayiinden yapay zekaya, enerjiden dijital ekonomiye kadar pek çok alanda çok daha derin bir iş birliği mümkündür. Enerji, savunma, yapay zeka, dijital ekonomi ve siber güvenlik gibi alanlarda büyük bir potansiyele sahibiz. Özellikle LNG ticareti ve yenilenebilir enerji alanında iş birliğimizi daha ileri taşımamız gerektiğini düşünüyoruz' değerlendirmesinde bulundu.

'ABD'li şirketlerin Türkiye'ye yaptığı yatırımın çok daha yukarılara taşınması gerektiğine inanıyoruz'

Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin savunma sanayiinde dünyanın önde gelen oyuncularından birisi haline geldiğinin altını çizerek, bu kapasitenin, ABD ile birlikte daha da ileri taşınabileceğini kaydetti.

ABD ile karşılıklı yatırımların artırılması da büyük önem taşıdığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, 'ABD'li şirketlerin Türkiye'ye son 20 yılda yaptığı yatırımlar 16 milyar dolara ulaşmıştır. Ancak bu rakamın çok daha yukarılara taşınması gerektiğine inanıyoruz. Ancak daha güçlü bir ortaklık kurmamızın önünde hala engeller bulunmaktadır ve bunları da açıkça ifade etmemiz gerekirse, birincisi CAATSA yaptırımları, bunun bir an önce kaldırılması lazım. Section 232 uygulamaları ve ABD'nin tek taraflı artırdığı gümrük tarife oranları, bunlar, potansiyelimizin gerisinde kalmamıza neden oluyor. Eğer gerçekten daha büyük bir ortaklık hedefliyorsak, bu engelleri birlikte aşmalıyız' diye konuştu.

'Türkiye'de ve ABD'de ticaret ve yatırım ilişkilerini güçlendirmeye yönelik çok sayıda etkinliği birlikte hayata geçiriyoruz'

Ticaretin her iki tarafın kazandığı bir alan olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, bunun için de güven ortamının sağlanması gerektiğini, Türkiye'nin ise buna olarak biz hazır olduğunu sözlerine ekledi.

Hisarcıklıoğlu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ABD Ticaret Odası olarak, her iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için uzun süredir çalıştıklarını belirterek 'Türkiye'de ve ABD'de ticaret ve yatırım ilişkilerini güçlendirmeye yönelik çok sayıda etkinliği birlikte hayata geçiriyoruz. Bu iş birliğini, siyasi iniş çıkışlardan bağımsız şekilde, kararlılıkla ve giderek derinleştiriyoruz. Biraz sonra imzalayacağımız mutabakat zaptı da bu ortak iradenin somut bir göstergesidir. Bu güçlü ortaklık ve sürdürülebilir iş birliği için ABD Ticaret Odası'na teşekkür ediyorum' şeklinde konuştu.

ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani'nin Üst Yöneticisi (CEO) Hamdi Ulukaya ise, sadece Türkiye'ye yatırım yapmak isteyen Amerikan şirketleri olmadıklarını aynı zamanda ABD'de yatırım yapan Türk şirketleri olduklarını aktardı.

Ulukaya, 100 milyar dolarlık ciddi bir ticaret hedeflerinin olduklarını belirterek, ABD Türkiye İş Konseyi olarak iki ülke arasında çok büyük bir fırsat olduğunu gördüklerini kaydetti.

'İş ilişkilerinin ve kültürel ilişkilerin daha da derinleştirebileceğini görüyorum'

ABD ile Türkiye'nin birlikte daha fazla iş yapabileceğini gördüğünü ifade eden Ulukaya, 'İş ilişkilerinin ve kültürel ilişkilerin daha da derinleştirebileceğini görüyorum. Birbirimizi daha iyi tanıdıkça bu iki ülkeden birbirimize daha çok seyahat ettikçe de çok daha iyi olacağını görüyorum. İki kültür arasında da çok benzerlikler olduğunu düşünüyorum' ifadelerine yer verdi.

'Türkiye'de yatırım yapmalıyım diye düşünmeye başladım'

İki ülke arasında girişimcilik ruhunun birbirine benzediğinin altını çizen Ulukaya, 'Ben bu rolüm gereği elimden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğim. Bu ilişkileri daha iyiye taşımaya çalışacağım. Benim için bir onur bu. Daha sık geldikçe de ben belki Türkiye'de bir yatırım yapmalıyım diye de düşünmeye başladım. Belki benim de bir şey yapmam gerekir. Bu ülkenin enerjisi gerçekten çok güzel. 20-30 yıl sonra sanırım burada benim de bir yatırım yapmam gerekiyor. Şunu söyleyerek bitirmek istiyorum. Eğer uzun vadeli bakacak olursanız, uzun vadeli düşünecek olursanız Türkiye'de yapacağınız yatırımlar inanılmaz meyveler verecektir diyebilirim. Dolayısıyla Amerikalılar çok ciddi şekilde daha fazla yatırım yapmayı düşünmeliler' dedi.

Program, Ulukaya'nın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın konuşmasıyla devam etti.

Kaynak: İHA