Kamudaki tasarruf genelgesini derelendiren Akmaz ”Kamu kaynaklarının etkili ve verimli bir biçimde
kullanılmasının ve israftan kaçınılmasının yalnızca belli dönemler için değil her zaman uyulması
gereken bir kural olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede kamu kaynaklarının tasarruflu kullanılmasına
bizler de destek veriyoruz. Ancak tasarruf tedbiri adı altında çalışanlarımızın kazanılmış haklarının
kısıtlanmasına, toplu sözleşme hükümlerinin yok sayılmasına karşıyız. Kamu çalışanlarının haklarına
yönelik düzenlemelerin kamu bütçesine katkı yapmayacağı aksine olumsuz sonuçlar doğuracağı
inancındayız. Ulaşımı zor olan kurumlara erişimi kolaylaştırmak, verimliliği ve etkinliği artırmak ve
ulaşım giderlerinden tasarruf etmek amacıyla getirilmiş bir uygulamadır. Bu durumda hem ulaşım
masrafları devam edecek hem özel araçlar nedeniyle şehrin trafiğine olumsuz etkisi olacak hem de
büyük oranda dışa bağımlı olduğumuz akaryakıt tüketimi artacaktır. Bu uygulamanın ekonomik olarak
hiçbir katkısı olmayacağı açıktır. Bu kararlar, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın uygulanırlar.
Dolayısıyla kanun hükmündedirler. Kanun hükmündeki bir uygulamanın normlar hiyerarşisinde daha
aşağıda bulunan genelge ile kaldırılması hukuki değildir. Kaldı ki, toplu sözleşme ile karar altına
alınmış bir konunun, tek taraflı olarak idari bir kararla iptal edilmesi toplu sözleşmenin özerkliğine de
aykırıdır. “ dedi.

YARGIYA BAŞVURDUK

"Ortadoğu ülkelerindeki pazarlar daralıyor" "Ortadoğu ülkelerindeki pazarlar daralıyor"

Kamu çalışanlarımızın kazanılmış hakkı olan servis hizmetlerinin kaldırılmasının önüne geçmek,
sendikacılığın geleceğini korumak ve toplu sözleşmenin hukuki gücünün korunmasını sağlamak adına,
bu hükmün iptal edilmesi için geçtiğimiz gün yargıya başvurduklarını belirten Akmaz “İnşallah yüce
Türk adaleti, en hakkaniyetli kararı verecek ve on binlerce kamu çalışanımızın mağdur edilmesini,
hukuka uygun olmayan düzenlemelerle hakların geriletilmesini önleyecektir. Kamu görevlilerimizin
kazanılmış hakları olan giyim yardımının kısıtlanması, fazla mesailere sınır getirilmesi gibi uygulamalar
da doğru olmamıştır. Bundan sonra da uygulama aşamasına geçildiğinde yine tasarruf genelgesinde
yer alan lojman kiraları, giyim yardımlarının kısıtlanması, kamuda en önemli konulardan bir tanesi
olan hizmet araçları alımının durdurulması gibi konularda da yargı yoluna başvuracağız. “ DEDİ.
KAMUDA ÇALIŞAN SAYISI OECD ORTALAMASININ OLDUKÇA GERİSİNDE BULUNUYOR.
“OECD verilerine göre bir kamu çalışanı Avusturya’da ortalama 18, Kanada’da ve Fransa’da 12,
Finlandiya’da 9, Almanya’da 18, Hollanda’da 19, ABD’de 13 kişiye hizmet verirken yaklaşık 85 milyon
nüfusu olan Türkiye’de 3 milyon 849 bin 203 kadrolu ve sözleşmeli kamu çalışanı bulunmakta ve 1
kamu çalışanına 22 kişi düşmektedir.” Diye konuşan Akmaz”Üstelik bu çalışanlarımız ülke geneline
homojen bir biçimde dağılmış da değildir.Bu nedenle birçok ilde ve kurumda insanüstü bir gayretle
hizmet üretmeye çalışanlarımız, yetersiz kadrolar nedeniyle ağır bir iş yükü altında adeta
ezilmektedir. Buna ek olarak emekli maaşlarının da görev aylığının yarısına düşmüş olması nedeniyle
tüm çalışanlarımız 65 yaşına kadar görevde kalmayı tercih etmeye başlamış, emeklilik adeta bir
kabusa dönüşmüş durumdadır.Birçok kurumda, özellikle kiraların yüksek olduğu illerde boş kalan
kadrolar nedeniyle hizmetler aksamaktadır. Durum böyleyken kamuya personel alımını emekli olan
kamu çalışanı sayısıyla sınırlamak, kamu hizmetlerinin kalitesinden, etkinliğinden ve verimliliğinden
vaz geçmek demektir. Bu durumda hastaneler doktorsuz, hemşiresiz, okullar öğretmensiz, postaneler
dağıtıcısız, kurumlarımız memursuz mu kalacaktır?Türkiye Kamu-Sen olarak kamuda daha etkili ve
verimli hizmet üretmenin yolunun hakkaniyet ve adaletten geçtiğine inanıyoruz. “ dedi.
TASARRUFTAN ÖNCE ADALET SAĞLANMALIDIR.


Külfeti kamu çalışanına ödetmeden önce nimetten de çalışanlara pay verilmesini isteyen Akmaz”.
Yemediği yemeğin faturasını ödemek ne derece hakkaniyetlidir?Bu nedenle milyonlarca memur ve
memur emeklisinin beklentilerinin karşılanmasını verilen sözlerin hayata geçirilmesini istiyoruz. Kamu
çalışanlarının ve emeklilerimizin sorunu çok, tasarruf tedbirlerine dayanacak gücü yoktur. Bu
ekonomik şartlar karşısında tasarruf değil bir an önce ek tedbirler alınarak memurlar ve emekliler
rahatlatılmalıdır. Özellikle hayatın gerçekleriyle uyuşmayan, çalışma hayatıyla ilişiği kalmayan memur
emekli maaşlarının iyileştirilmesini, 12 bin TL tutarındaki ilave ek ödemenin emekli maaşlarına da
yansıtılmasını bekliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da taahhüdü olan birinci dereceye gelen tüm
kamu çalışanlarının ek göstergelerinin 3600’e yükseltilmesi için gerekli çalışmanın bir an önce
yapılmasını, Cumhurbaşkanımızın sözünün daha fazla sürüncemede bırakılmamasını istiyoruz.
Anayasa Mahkemesince haksız bir kararla iptal edilen toplu sözleşme ikramiyesinin, sendika üyesi
kamu çalışanlarına tekrar ödenerek ortaya çıkan mağduriyetin giderilmesini, 2 milyon kamu
çalışanının elinden alınan aylık 345 TL ödemenin iadesini istiyoruz.” Dedi.


EMEĞİN HAKKINDAN TASARRUF OLMAZ

Vergi dilimlerindeki adaletsizliğin giderilmesini ve çalışanlarımızın gelir vergisi oranlarının %15’e
sabitlenmesini beklediklerini belirten Akmaz sözlerini şöyle tamamladı: “Yardımcı hizmetler
sınıfındaki personelin genel idare hizmetleri sınıfına alınarak, bu sorunun bütünüyle gündemden
çıkarılmasını istiyoruz. Hem ilk atamalarda hem de görevde yükselme sınavlarında mülakatın
kaldırılmasını, atama, görevde yükselme ve unvan değişikliklerinde adalet, hakkaniyet ve liyakate
göre hareket edilmesini bekliyoruz. Türkiye Kamu-Sen olarak yargıya taşıdığımız tasarruf genelgesinin
hukuka uygun olmayan maddelerinin mahkemelerimizce iptal edileceğine ve adaletin tecelli
edeceğine inanıyoruz. İsraftan tasarruf olur; lüksten tasarruf olur; fazladan tasarruf olur ama azdan
tasarruf olmaz; ihtiyaçtan tasarruf olmaz; emeğin hakkından tasarruf olmaz; alın terinin karşılığından
tasarruf olmaz. Bilinmelidir ki, Türkiye Kamu-Sen olarak tek bir kamu çalışanımızın dahi kazanılmış
hakkının elinden alınmasına müsaade etmeyecek, haklarımızın korunması için her türlü mücadeleyi
yapacağız.”

Editör: Haber Merkezi